İngilizce’deki Selamlaşmalar (Greetings)
Casual (Günlük Konuşma) - selamlaşmaların yanıtları da birebir aynı olur genelde
Hey (Merhaba)
Hello (Merhaba)
Hi! (Merhaba)
What’s up? (Naber?)
How are you? (Nasılsın?)
How is it going? (Nasıl gidiyor?)
Nasılsın sorularını yanıtlarken
I’m good, and you? (İyiyim,sen?)
I’m good thanks. (İyiyim teşekkür ederim)
I’m alright. (İyiyim)
Not much. You? (Aynı be, sen?)
Gün İçindeki Zamanına Göre
Morning! (Günaydın)
Good morning! (Günaydın)
Good afternoon! (İyi günler)
Good evening! (İyi akşamlar)
Good night! (İyi geceler)
İsim Sorarken
What is your name? (Adın nedir?)
May I ask your name? (Adınızı sorabilir miyim?)
Can you tell me your name? (Adınızı söyler misiniz?)
How may I address you? (Size nasıl seslenmeliyim?)
Yanıtlarken
I’m Mert. What’s your name? (Ben Mert, senin adın ne?)
My name is Mert. (benim adım Mert)
It’s Mert. (Adım Mert)
My friends call me Merdo (Dostlarım bana Merdo derler)
Yaş Sorarken
How old are you? (Kaç yaşındasın?)
What’s your age? (Yaşın kaç?)
Do you mind If I ask your age? (Yaşını sormamın sakıncası var mı?) - kibar olman gereken durumlarda lazım olur :)
What’s your year of birth? (Doğum yılın kaç?) - konsolosluk gibi, iş görüşmesi gibi resmi ortamlarda sorulur
Yanıtlarken
I’m thirty-three. (33 yaşındayım.)
I’m thirty-three years old. (33 yaşındayım.)
I was born in nineteen-ninety two. (1992 yılında doğdum.)
Vedalaşırken
Goodbye! (Hoşçakal)
Bye!(Hoşçakal)
Take care! (kendine iyi bak)
nice seeing you! (seni görmek güzeldi)
Have a nice day! (İyi günler)
See you! (Görüşürüz) - tekrar görüşme ihtimalin olan kişilere lütfen :)

